dhbt2022 dhbtdhbt ders notlarıdhbt kitaplarıdhbt kursları
DOLAR
9,6155
EURO
11,2367
ALTIN
554,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Pazar Sağanak Yağışlı
15°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
18°C

2022 DHBT İslam Sanat ve Estetik Özet

2022 DHBT İslam Sanat ve Estetik Özet
DHBT Mülakat Online Seminer Programı
20.09.2021
A+
A-

İSLAM SANAT VE ESTETİĞİ

Arkeometri : Fen ve Doğa bilimlerine dayalı sayısal sonuçların arkeolojik buluntular ile birlikte değerlendirilmesi bilimidir.
Antropoloji : İnsan kökenini, evrimini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilimdir.
Paleografya : Yazı bilimi Nümizmatik : Para bilimi Kronoloji : Zaman bilimi
Epigrafi : Kitabeleri okuyup araştıran ve yorumlayan bilimdir.
Etnografya : Kavimleri karşılaştırarak inceleyen, kültür oluşumlarını araştıran bilimdir.

EMEVİ DÖNEMİ MİMARİSİ

• Mimari alanda ilk anıtsal örnekler ortaya çıkmıştır.
• Kapalı ibadet mekanları ile etrafı revaklarla çevrili avludan oluşan büyük cami planı bu devirde ortaya çıkmıştır.
Revak: Sırtı bağlı bulunduğu binaya dayalı,ön cephesi açık,üstü örtülü ve örtüsü sütunlarla yada payelerle taşınan mekana verilen addır.Güneşten yada
yağmurdan korunma amaçlı revaklara ‘sundurma’ adı verilir.
Eyvan: Müslüman Türklerin mimari eserlerde genellikle yer verdikleri ortak ögedir ( ÇIKMIŞ SORU )
• Üç yanı kapalı dördüncü yanı açık ya da örtülü bir avluya bakan, üzeri genellikle tonozlarla örtülü mekan demektir
• Sasaniler döneminde İran’da ortaya çıkmıştır

DHBT Mülakat Online Seminer Programı

ESERLER

Şam Emeviye Camii: Halife I.Yezid zamanında 705-715 yıllarında yapılmıştır. Cami dikdörtgen şekildedir. Cami minareleri 3’e ayrılır; Minaretül-Beyza, KayıtbeyMinaresi, MinaretülAruz’dur. Minaretül-Beyza Hz. İsa’nın kıyametten önce ineceğinin rivayet edildiği minaredir. II.Velid zamanında yapılmıştır.
Kubbetü’s-Sahra : İlk kubbeli eserlerden biridir. Abdülmelik zamanında yapılmıştır. Hz.Peygamberin üzerine basarak miraca çıktığı kubbe olduğuna inanılır. Hacerü’l-Esvedden sonra en kutsal kubbedir.
Kubbetü’l-Amra Sarayı: Ürdün’de yapılmıştır. Meşatta sarayı ise II.Velid tarafından yaptırılmıştır.
Emevi yapılarında mozaik ve fresko kullanılmıştır.

Mimaride alçı denilen stuko ve tuğla kullanılmıştır.

ESERLER

Samarra Ulu Camii: Mütevekkil tarafından İslam tarihinin en büyük camisidir.Mozaik bezemeler vardır.
Tolunoğlu Camii: Mısırda Tolunoğullarının kurucusu TolunoğluAhmed Paşa tarafından yaptırılmıştır.Tuğlakullanılmıştır.Samarra üslubu devam eder. Kubbetü’s-Süleybiye Türbesi: İlk türbedir. Mozaik stuko kullanılmıştır.
Ukheydir Sarayı: Kerbelayayakın, Mansur tarafından yaptırılmış, dıştan oldukça korunaklıdır.
Balkuvara Camii: Mütevekkil tarafından yaptırılmıştır.Dicle nehri yakınlarında.Freskolor üzerinde insan ve kuş figürleri yer alır.

İSPANYA ve MAĞRİP SANATI

Kurtuba Camii: Endülüsteyapılmıştır. I. Abdurrahman başlatmış, 3 kez genişletilmiştir. 23.000 metrekare alana yapılmıştır.
El-Hamra Sarayı: Gırnata emirliği, BeniAhmer devletini kuran I.Muhammed tarafından yaptırılmıştır. Darro ve Gonil ırmaklarına bakan sarp bir tepenin üzerindeki bir düzlükte kurulmuştur.
Kayrevan Sidi Ukbe Camii: Kuzay Afrikadaki camiler bu camiden örnek alınarak yapılmıştır TÜRK MİMARİSİ
• Kubbenin esin kaynağı Türk çadırıdır.Karahanlılardan Selçukluya onlardan da Osmanlıya geçmiştir.
• Kemer Karahanlıların temel unsurudur.
• Bir başka örneği bulunmayan mihrabı kündekari tekniğiyle yapılmış ve Unesco tarafından koruma altına alınmış Cami: Divriği Ulu Camii
• Babürlülerin en parlak dönemi Şah Cihan dönemidir. Şah Cihan Hindistan’ın Agra şehrinde karısı Mümtaz Mahal içinTac Mahal yaptırmıştır.
• Gaznelilerin camii üslubu Arusül-Felek camisiyle başlar.
• Gaznelilerden günümüze kadar ulaşan en önemli mimari eser: Zafer Kuleleri
• Karahanlılardan kalan kervansaraylara ribat denir.
• Arap Ata Türbesi Karahanlılardan kalma bilinen eski türbedir
Zevvare Cuma Camii: Bütün mimari yenilikleri araştırmaları tek bir yapı içinde toplayan eserdir.
Osmanlı’da inşa edilen ilk külliye: Şeyh Vefa Külliyesi

Kalem İşi : Osmanlıda doğrudan doğruya sıva üstüne boya ve altınla yapılan bezeme işine denir. Rûmi ve Hatâyi diye 2’ye ayrılır. Desenler, yazılar, kubbe, kemer ve duvarlara kalemkar tarafından yapılır.
Külliye: Osmanlı şehir merkezlerinde cami merkez olmak üzere birbirine bağlı yapılar topluluğuna külliye (manzume) denir.
Muvakkithane : Namaz vakitlerini tesbit eden muvakkitin bulunduğu basit ve küçük yapılara denir.
Namazgâh: Üstü daha çok bir çeşme başında, yolcuların gelip geçerken namaz kılmaları için ayrılan yüksekçe yerdir.
Bimarhane: Hastane, Darüşşifa
Bedesten: Kıymetli eşyaların saklandığı ve alınıp satıldığı kargir muhkem yapılardır.
Han : Tüccarların konaklaması ve barınması için şehir içinde yapılan yerler
Kervansaray : Şehir-kasaba yolları üzerindeki konaklama yeri. Ana yollar üzerinde olanlara ise menzil külliyeleri denir.
Bunlar; Gebze çoban mustafakülliyesi, Karapınar II.Selimkülliyesi, Bozüyük Kasımpaşa Külliyesi, Payas Sokullu Külliyesi’dir.
Şadırvan: Sadece cami, medrese, han avlularında havuzlu olarak ve abdest ihtiyacını karşılamak için yapılmış yapılardır.
Arasta: Çarşılarda aynı ürünü satan dükkânların bulunduğu bölüme verilen ad.
( ÇIKMIŞ SORU ) ( Ticari olmayan: Ribat )
İstanbulun fethinden sonra en büyük külliye Mimar Sinan’ın yaptığı Fatih Külliyesidir.
Osmanlıların ilk yaptığı cami İznik Hacı Özbek Camii’dir.
Osmanlı camisinin asıl kıvama ulaşması Edirne Üç Şerefeli Camii ile olmuştur.

Mimar Sinan Dönemi Eserleri

• Şehzade Camii (çıraklık eseri)
• Süleymaniye Camii (kalfalık eseri)
• Selimiye Camii (ustalık eseri )
• Mihrimah Camii
• Rüstem Paşa Camii
• Üsküdar Atik Valide
• Üsküdar Şemsi Paşa
• Kılıç Ali paşa
• Kadırga Sokullu Camii

Türk Barok ve Rokoko Devri (1700-1810) :

• Tek ana kubbe kullanılmıştır
• Minare sayısı azaltılmıştır
• Süslemeler fresko olarak yapılmıştır
• Köşeli yapılar yerini oval yapılara bırakmıştır
( Örnekler: Laleli Cami, Nuriosmaniye Camii, Yeni Fatih Camii, Ayazama Camii, Beylerbeyi Camii, Eyüp Camii, Çapanoğlu Camii, Selimiye Kışlası )
Türk Ampir Usulü (1808-1860) :
• Yuvarlak pencereler kullanılmıştır
• Minareler ana yapıdan ayrılmıştır
• Süslemede çiçek ve yaprak motifleri kullanılmıştır
( Örnekler: Nusretiye Camii, Ortaköy Camii, Dolmabahçe Camii )
Seçmeci Devir (1860-1900) :
• Belli bir plan ve süsleme tarzı yoktur
• Birçok uslüp aynı eserde kullanılmıştır (Örnekleri daha çok saray mimarisinde görülmektedir)
Neoklasik Dönem (1877-1930) :
• Avrupa tarzı uslüplardan vazgeçilerek Klasik Osmanlı ve Türk mimari ögeleri kullanılmıştır ( Örnek: Bostancı Camii )

HAT SANATI

Hüsn’i-Hat : Estetik kurallara bağlı olarak güzel yazı yazma.
■ İlk celî hattat Halid b. Ebu’l-Heyyac (Emeviler devrinde hüsnü hat ile yazdığı Mushaf)
■ Emevilerin ilk büyük Kûfî yazı ıslahatçısı Kutbe el-Muharrir’dir.

■ İlk harekesiz ve noktasız okuma konusunda ciddi çalışmayı Ebu’l-Esveded-Düelî yapmıştır.
■ İlk harekeleme usülü Halid bin Ahmed tarafından yapılmıştır.
■ Aklâmı Sitte (şeşkalem)’i ortaya koyan İbn Mukle ( Altı kalemi bukle bukle )
■ Osmanlı hat ekolünün kurucusu Şeyh Hamdullah’tır.
■ Hilye-i Şerifi düzenleyen ilk hattat Hafız Osman’dır.
■ Kûfî yazısının değiştirilmesi İbn Mukle tarafından olmuştur.

AKLAM-I SİTTE (ŞEŞKALEM)

İslam yazıları arasında farklı uslüplere sahip 6 çeşit yazıya verilen isimdir. (Reyhani, Rikâ, Sülüs, Nesih, Tevki, Muhakkak,) ( RR SNTM : RR SaNaTıM ) İbnMukle ve İbnBevvab tarafından yuvarlak karakterli yazılar seçilmiş her birine manasına göre isim verilmiştir.
Kûfî yazı : Harfleri hem düz hem yuvarlağımsıdır. Hem cetvel hem de elle yazılabilir. İbn Mukle tarafından İslam sanatına kazandırılmıştır.

AKLAM-I SİTTELER **

Reyhâni yazı : Muhakkak kalemin üçte bir kalınlığı kadardır. Sülüse nispetle nesih ne ise muhakkaka nispetle reyhani odur. Kur’an ve dualar yazılır.
Rikâ yazı : Deri ve kağıt parçalarına verilen ad olduğu gibi, onların üzerine süratle yazılan yazının adıdıdr. Mektup ve hikaye yazımında kullanılır.
İcaze veya hattı icaze denir.
Sülüs Yazı : Harflerin altıda dördü musahhat ( düze yakın), altıda ikisi de müdevver ( daireye yakın) olan yazı çeşididir.
Nesih yazı : Sülüse tabi olup kalınlı üçte biri kadardır. Genellikle Kur’an ve geniş hacimli kitapların yazılmasında okunabilirliği kolaylaştırdığı için tercih edilir. Tevkî yazı : Sülüsün kurallarına bağlı olmakla birlikte onun biraz küçüğü ve adeta fazla itina gösterilmeden yazılan yazı çeşididir. Birleşmeyen elif, ra, vav harfleri birbirine bağlanır. Halife ve vezirlerin mektupları yazılır.
Muhakkak yazı : Bir buçuk hissesi düz, kalanı yuvarlağımsıdır. Kalem kalınlığı sülüs kadardır. Kûfî yazıdan geliştirilen ilk yazıdır.
Ta’lik yazı : Her harfi yuvarlağımsıdır. Kalemi meşk kalemi diye bilinir. İranlılar geliştirmiştir.
Siyâkat yazı : Sanat yazısı olmaktan çok maliye, tapu ve vakıflara ait kayıtlarda vesikalarda kullanılır.
Osmanlı devrinde gelişerek zirveye ulaşanlar: Sülus, Nesih, Divani ve Rik’a ( SNDR ) ( ÇIKMIŞ SORU )

Kûfi yazının üslupları:

• Cahiliyye dönemi kûfisi
• Tezyini ve çiçekli kûfi
• Asrı saadet kûfisi
• Örgülü kûfi
• Celi kûfi
• Mekki kûfi
• Medeni kûfi
Yazı ve Alet Malzemesi
Makta: Kamış kalemlerin uçlarının kesilerek düzeltildiği, kemik, fildişi, sedef gibi maddelerden yapılmış malzemedir.
Ahâr : Cila, koruyucu tabaka.
Mühre: Kağıda sürülmüş aharı tesbit etmek, pürüzleri gidermek için cam veya çakmak taşından yapılmış malzemedir.
Mıstar: Yazılacak kağıdın altına konulup üstüne elle bastırılır. Kağıda çıkan çizgiler üzerinde düzgün yazılmasını sağlar.

TEZHİP SANATI

• En eski tezhipli eser II.Murat dönemine aittir.
• Nakkaşhane veya nigargane nakkaşların çalıştığı atölyedir.
• Fatih Sultan Mehmed Topkapıda nakkaşhane kurdurmuş başına da Sernakkaş olarak Baba Nakkaş’ı getirmiştir.
• Tezhip, yazma kitap, levha, murakkaların bezeme alanlarında ezilmiş varak altınla süsleme sanatıdır.

Tezhip Teknikleri

Klasik Tezhip: Kompozisyon kurallarına uyarak desen hazırlanır. Desen zemin üzerine istenilen desen yöntemiyle silkelenir. ( Ferman, menşu, hilye, kıta tezhipleri)
Halkâri: Altınla yada yaldızla yapılan hafif süsleme üslubudur.
Zerefşan: Serpme altın şeklinde yapılır. Jelatinli su veya yumurta sürülmüş zemin üzerine serpilir.
Sazyolu: Kıvrık dal olarak bilinen uzun dallar üzerine yapılan süslemedir.
Şükûfe: Doğadan alınan çiçek motiflerinin stilize edilerek altının parlak ve mat şekilde yapılmasıdır.
Münhani: Kitap süslemesinde kullanılan bir desen çeşidi, aynı zamanda tekniktir. Rûmî ve kuş gagaları yer alır.
Zerenderzer: Altın içinde altın demektir. İki renk veya tek renk altının parlak ve mat şeklinde yapılmasıdır.

Yazma Eserler Tezhibi

Zehriye : Yazma kitabın ismini veren birinci sayfaya veya cilt kapağının iç tarafına denir.
Serlevha (dibace) : Yazıda zehriyeden hemen sonra gelen ve metnin basıldığı ilk sayfadır.
Bölümbaşı: Fasılbaşı, bahirbaşı
Hatime (Ketebe sayfası, Ferağ kaydı): Yazma kitaplarda müellifin eserini bitirirken yazdığı duaları ve hattatını, varsa müzehhibini belirten yazıları kapsayan son yapraktır.
Belağ kaydı: Yazma eserlerde metnin kontrolden geçtiğini ifade eder.

MİNYATÜR SANATI

Resim sanatıdır. En önemli örnekleri Timurlu Dönemine aittir. Safeviler döneminde de önemli gelişmeler kaydedilmiştir.
Papirüs, parşömen ve fildişi gibi malzemeler üzerine yapılmıştır.
Osmanlıda minyatür sanatını yönlendiren en ünlü nakkaş: Nakkaş Osman’dır
Levnî’nin yaptığı Kebîr Musavver Silsilenâme’deki padişah portreleri Batılılaşmanın ilk örnekleridir.
Abdullah Buhâri yeni ifade biçimleri kazandırmıştır.
Fatih Sultan Mehmed’in yağlı boya portresini yapan; İtalyan Gentile Bellini CİLT SANATI
En eski örnekler Fatih dönemine aittir.

Yazma Eser Ciltleri ( ÇIKMIŞ SORU )

Alt ve Üst Kapak: Kitabın metnini içine alan örtüsüdür.Kapağın üstü bazende içi süslenir.
Sırt(dip) Kısım: Formaların bağlandığı bölümü örten kısımdır.Batı ciltlerinde olduğu gibi bombeli değil düzdür.
Mikleb: Kitabın ön tarafını örten sertabın ucunda genellikle üç köşeli, okunmakta olan yere konan kısımdır.
Sertab: Miklebi kitaba bağlayan ve kitabın ön kısmını muhafaza eden, miklebe hareket kabiliyeti sağlayan bölümdür. Abdestsiz dokunulmaz ayeti yazılı olarak işlenmiştir.
Şemse: Ciltlerde genel olarak alt ve üst kapağın ve mıklebin ortasında, yuvarlak veya beyzî güneşe benzeyen motife denir. Osmanlıda deri cilt kitaplarının dışında yer alan, bezemeli,iki ucu sivri, eliptik biçimde ve madalyona benzer bir örmedir.

CİLT SANATIYLA İLGİLİ TERİMLER

Katıa: 15.-16. Yy.da kullanılan oyma sanatıdır. İç kapaklarda çok kullanılır.
Şiraze: Yazma eserlede sayfaların dağılmaması için renkli ipek makara iplikleriyle sağlamca, sırt kısmının örülmesi tekniğidir. ( ÇIKMIŞ SORU ) Köşebend: Cilt kapağının dört köşesine işlenen süslemelere denir.
Vessâle: Onarımda birleştirme,aynı cins kağıt veya deri ile ekleme tekniğinin adıdır.
Akkase: Sayfa kenarları ayrı,ortası ayrı renklerle renklendirme tekniğidir.
Bordür: Klasik ciltlerde kapağın dış kenarını çevreleyen bölümdür.Pervuz,sulama,kenarsuyu da denir.
Cender: Ciltlenecek kitap dikildikten sonra altının yapıştırılabilmesi için mengene olarak kullanılan malzemedir.
Cilbend: Yazma kitaplarının ciltlerini korumak için kullanılan kutuya denir.
Cilt Ara Kapağı: Ciltlenmiş bir kapakta dış kapak ile ara kapak arasında bulunan yapraktır.

Cilt Kanadı: Kitap kapağı

Deffe: Kitap cildinin iki kapağından her birine verilen isimdir.
Kürrase: Yazma kitapların sekiz sayfadan oluşan formasına denir.
Lake Cilt: Tahta,mukavva veya deri üzerine yapılan çeşitli boyamaların üzerine vernik sürülerek elde edilen cilttir.
Muaasa Cilt: Değerli taşlarla bezenen ciltlerdir.
Mücellid: Cilt sanatıyla uğraşan kişiye denir.
Rugani: Nakış veya resimlerin parlak görünmesi için sürülen vernik cinsi maddedir.
Sedberk: Cilt kapaklarının ortasında süs yerinde yapılan şemsenin üst tarafındaki şekillere denir.
Şiraze: Klasik ciltte kitabın yapraklarının düzgün durmasını sağlayan bağ veya örgüye denir.
Yazılı Cilt: İç kapağında,mıklep içi bordürlerde ayet ve beyitler yazılı olan ciltlerdir.
Yazma Cilt: Üzerleri sıvama altın veya ezilmiş altın sürülerek yapılan ciltlerdir.
Filigran: Batı sanatında ince altın veya gümüş tellerle yapılmış her tür süs eşyasının genel tasarım özelliklerine benzer mimari bezeme ögesidir. Zincirek: Zincir biçimindeki bezeme ögesidir.
EBRU SANATI Malzemeler ( KÖK TT)
Kitre: Teknenin içine konan suya kıvam vermek,böylece serpilen boyaların çökmesini önlemek için kullanılan ve geven isimli çalı sınıfından bir Anadolu bitkisidir.
Öd: Kitreli suyun üstüne serpilen renklerin birbirine karışmadan yayılması gerekir. Kullanılmadan önce boyanın içine kâfi miktarda konur.
Kürek:
Tel:
Tarak:

Ebru sanatkarları: ( Ebrucular çok Efendi )

• Şebek Mehmed Efendi,
• Hatib Mehmed Efendi,
• Şeyh Sadık Efendi,
• Hazerfen İbrahim Edhem Efendi

KÜNDEKARİ

Sekizgen, beşgen, yıldız gibi geometrik şekillerde kesilmiş küçük ahşap parçalarının çivi ve tutkal yardımı olmaksızın birbirine geçirilmesidir.
Tercih edilen ağaç türleri; ceviz, meşe, şimşir, armut, abanoz ve gül ağacıdır.
Daha çok kapı, pencere ve dolap kanatlarıyla minber ve kürsülerde uygulanır.
ÇİNİ SANATI: Osmanlıda çir i sanatının merkezi İznik olmuştur.

DİNİ MUSİKİ

• Musikiye dair ilk eser yazan: KİNDİ
• “Kitabu’l Musika’l Kebir” adlı eser: FARABİ
• İslam Tarihinde Müzikle ilgilenmiş önemli şahsiyetler : Kindi, Farabi, İbn Sina, Abdulkadir Meraği, Buhurizade Itri, Hammamizade İsmail Dede Efendi , Safiyuddin Abdülmü’min Urmevi
Cami Musikisi: Kur’an-ı Kerim, Ezan, Salâ, Mihrabiye(Namazdan sonra okunan aşır), Temcid(Ramazanda minarelerde okunan), Mevlid, Miraciye TEKKE

MUSİKİSİ

Mevlevî Ayini: Her birine selam adı verilen dört bölümde düzenlenen ayinlerin güfteleri genellikle Mevlana’nın Mesnevi, Divan-ı Kebir gibi eserlerinden, oğlu Sultan veledin şiirlerinden ve bazı Mevlevî şairlerinin manzumelerinden seçilmiştir. Ayinler ses ve sazın ortaklaşa icrasından ibarettir. Ayin yapan topluluğa mutrip denir. Ayin okuyanlara ise ayinhan denir. Bunları yöneten kişiye de küdümzenbaşı denir.
Durak: Mevlevilik ve Bektaşilik dışındaki tarikatların hemen hepsinde,zikrin birinci bölümünü teşkil eden ”kelime-i tevhidden sonra ”ism-i celil” zikrine geçilmeden önce verilen arada bir veya iki zâkir tarafından okunan eserlerdir.
Şuğul : Türk bestekarları tarafından Türk musikisi makam ve usülleriyle bestelenmiş Arapça güfteli ilahilere verilen isimdir.
Tekkelerde ritimli sazlarla kıyam zikri
Nefes: Çoğunlukla Bektaşî tarikatına bağlı şairler tarafından kaleme alınmış tasavvufî güftelerin bu tarikat çerçevesinde düzenlenen sazlı sözlü toplantılarda okunan şeklidir.

CAMİ VE TEKKE MUSİKİSİNDE ORTAK ŞEKİLLER

İlahi : Dini Tasavvufi içerikli çoğunlukla Allah ve peygamber sevgisiyle,tanınmış din büyüklerinin üstün vasıflarını dile getiren manzumelerin Türk musikisi makam ve usülleri çerçevesinde bestelenmiş şekildir.
Na’t : Hz.Peygamberin isim ve sıfatlarının,örnek ahlakının,üstün özelliklerinin,mucizelerinin konu olarak alınıp ondan şefaat dilediklerinin dile getirildiği manzumelerin,Türk musikisi makam ve usülleri çerçevesinde irticalen veya bestesi ile okunmasıdır.
Salâ: Hz.Peygambere Allahtan rahmet ve selam temenni eden,onu metheden,onun şefaatini dileyen,aile fertlerine ve yakınlarına dua ifadeleri içeren,belirli bestesiyle veya serbest olarak okunan güftelerin genel adıdır.
Tevşih: Mevlid ve Miraciye gibi hacimli eserlerin bahirleri arasında okunmak üzere bestelenmiş,güfteleri her yönüyle Hz.Peygamberi konu alan ilahilerdir. Mevlid: İslam edebiyatı ve sanatında Hz.Peygamberin doğum yıl dönümünde yapılan merasimlere isim olmasının yanı sıra bu törenlerde okunmak üzere yazılmış eserlerinde ortak adıdır.
Mersiye: Bir kimsenin ölümünden sonra onun iyiliklerini,üstün sıfatlarını ve ölümünden duyulan acıyı dile getirmek için yazılan eserlerdir.Hz.Hüseyin ve Ehli Beyt mensuplarının Kerbelada şehit edilmeleri üzerine yazılmıştır.
Kaside: Allah,peygamber ve diğer din büyüklerinden,İslam dinin ibadet ahlak ve çeşitli yönleriyle tasavvufî meselelerinden söz eden bu arada bazı düşünce,fikir ve nasihatleri içeren dini-tasavvufî şiirlerin bir kişi tarafından,herhangi bir enstürümanın eşliği olmaksızın okunmasıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Ömer Faruk Altun Hoca İle DHBT Mülakatlarına Hazırlık Eğitimi