dhbt2022 dhbtdhbt ders notlarıdhbt kitaplarıdhbt kursları
DOLAR
8,6538
EURO
10,1615
ALTIN
493,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
17°C
İstanbul
17°C
Gök Gürültülü
Cuma Parçalı Bulutlu
20°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
25°C
Pazartesi Sağanak Yağışlı
24°C

Hac ve Umre – İSLAM İBADET ESASLARI

Hac ve Umre – İSLAM İBADET ESASLARI
DHBT Okulu - Instagram Hesabı
05.09.2021
0
A+
A-

Hac ve Umre

Haccın Tanımı ve Önemi

Hac İbadetinin Tanımı ve Tarihi

DHBT Okulu BİLSER (Bilgilendirme Servisi)

Hac kelimesi Arapçadır ve sözlük anlamı “saygın bir yeri veya şahsı ziyaret etmek maksadıyla yola çıkmak”tır.
İslâmî literatürde hac, senenin belli zamanlarında Kâbe’nin ve başta Arafat olmak üzere etrafındaki belli mekânların
usûlüne uygun şekilde ziyaret edilmesi, anlamında kullanılır. Hac için maddi imkana sahip olma mecburiyeti vardır.
Ayrıca tarihte yaya veya hayvan sırtında da yapılan bu seyahatlere katlanmak, önemli bir sağlık probleminin
olmamasına da bağlıdır.

İhrama girerken kimi hacca kimi umreye kimi de her ikisine birden niyet eder. Mekke’ye ulaşan bu insanlar
öncelikle Kâbe’yi tavaf ederler. İhrama girerken umreye niyet edenler Safâ ile Merve arasında sa‘y yaptıktan sonra
ihramdan çıkarken diğerleri hac ibadetinin sonuna kadar ihramlı olurlar.
Bayramdan bir gün önce yani arefe (arife) günü bütün hacılar Arafat’ta toplanırlar. O gün zeval vaktinden sonra
kısa bir süre de olsa Arafat’ta bulunmak, haccın en önemli rüknüdür. Güneşin batımı ile birlikte Müzdelife’ye yolculuk başlar. Ertesi sabah yolculuk Mina’ya doğru devam eder, şeytan taşlanır, kesilecekse kurban kesilir. Saçlar tıraş edilerek ihramdan çıkılır. Mekke’ye gidilerek Kâbe yeniden tavaf edilir, eğer daha önce yapılmamışsa tavafın
peşinden sa‘y de yapılır.

Kâbe’nin ve haccın Hz. İbrahim zamanına kadar uzanan bir tarihî geçmişi vardır. Kur’ân-ı Kerim, ilk mübarek
yapının Mekke’de olduğunu, orada Makâm-ı İbrahim’in de bulunduğunu bildirir (Âl-i İmrân 3/96).
Haccın hangi sene farz kılındığı hakkında değişik görüşler varsa da daha ziyade hicretin dokuzuncu yılında farz
kılındığı kabul edilir. Hz. Ali bayram günü Mina’da gerekli duyuruyu yaptı, gelecek seneden itibaren müşriklerin hac
yapamayacaklarını, kimsenin Kâbe’yi çıplak olarak tavaf edemeyeceğini orada bulunan Müslüman ve gayri müslim
herkese ilan etti.

Hz. Peygamber (sav)’in bizzat katılıp edâ ettiği hac hicretin onuncu senesinde olmuştur. Onunla bir arada olmak
isteyen çok sayıda Müslümanın katıldığı bu hac, Veda Haccı olarak bilinir. Veda Hutbesi olarak meşhur olan
konuşmasını o gün Arafat’ta toplanmış olan yüz bini aşkın Müslümana yaptı. İslâm’ın temel ilkelerini bir bütün
halinde tekrar ilan etti.

Haccın Farz Oluşu ve Delilleri

Müslümanların hayatta bir defa haccetmesinin farz olduğu konusunda İslâm alimleri arasında ittifak (icmâ) vardır.
Onların bu görüşleri ayet ve hadislere dayanır. ” (Âl-i İmrân 3/96— 97). Hz. Peygamber (sav)’in, haccı İslâm’ın temel
ibadetleri arasında sayan Cibril hadisi diye bilinen hadiste de ; İslam’ı tanıtırken namaz, zekât ve oruçla birlikte hacca da yer vermiştir. Hz. Peygamber (sav) bir konuşmasında Müslümanlara hitap ederek “Ey insanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccediniz” demiştir. Haccın ömürde bir defa yapılması farz olan bir ibadet olduğunu, bundan sonra
yapılacak haccın tatawu‘ (gönüllülük esasına dayalı ibadet) olacağını daha açık bir şekilde ifade eden hadisler de
vardır (bk. Ebû Dâvûd, “Menâsik”, 1; îbn Mâce, “Menâsik”, 2). Kimine göre haccın, farz olduktan sonra ilk fırsatta
yapılması gerekir, kimine göre ise haccın vakti, insan ömrünün tamamını kapsar, dolayısıyla ölmeden önce hac yapan birisi onu vaktinde yapmış sayılır.

Hac İbadetinin Fazileti

Dinî metinlerde makbul bir hac için hacc-ı mebrûr tabiri kullanılır. Haccın çok faziletli bir amel olduğunu gösteren
bazı hadisleri şöyledir:

“Usulünce yapılan Haccın (hacc-ı mebrûr) karşılığı cennetten başkası değildir” (Müslim, “Hac”, 437).
“Kim müstehcen söz ve davranışlardan uzak durarak ve yoldan çıkmaksızın (günah işlemeden) Allah için
haccederse annesinden doğduğu gün gibi döner” (Buhârî, “Hac”, 4; “İhsâr”, 9-10).
“Hac, öncesini yıkar (önceki günahları ortadan kaldırır)” (Müslim, “İman”, 192).

Bütün hacıların Arafat’ta toplandığı gün olan arefe günü zaman olarak ve Arafat da mekan olarak duaların kabul
edildiği yer ve mekânlardır.

Haccın Hikmetleri

• Hac, dünya Müslümanları için bir tanışma ve kaynaşma ortamı oluşturur.
• Hac ibadetinin insanı bir taraftan bireysel hayatta, bir taraftan da toplumsal hayatta düzenli olmaya alıştırır.
• Hac ibadetinde insan, inanç kökleri ile olan bağlantısını âdeta soyuttan somuta dönüştürerek kuvvetlendirir.
• Hac esnasında Müslüman; insanlara, hayvanlara, otlara hatta haşerelere bile zarar vermeme alışkanlığı
kazanır.

Hac İbadetinin Çeşitleri ve Uygulanışı Hac İbadetinin Hüküm Bakımından Çeşitleri

Hac ibadeti hüküm bakımından farz, vacip ve nâfile kısımlarına ayrılır.

• Farz hac: Şartları taşıyan kimselerin ömürlerinde bir defa hac yapmaları farzdır. Bu şartlardan birisi hac
yolculuğu için gerekli maddi imkâna sahip olmaktır.
• Vacip hac: Hacca gitme adağı olan birisinin hac yapması, nâfile hacca başlayıp yarıda bırakanın başlayıp
bırakmış olduğu haccı sonradan kazâ etmesi vaciptir.
• Nâfile hac: Farz veya vacip olmadığı halde Allah rızası için yapılan haclar bu gruba girer.
• Bir kişi hacca gidince alacaklıları veya nafakasından sorumlu olduğu bir yakını mağdur olacaksa bu durumda
onun, ilgili tarafın izni olmadan veya gerekli tedbirleri almadan hacca gitmesi mekruh olur.

Hac İbadetinin Uygulama Bakımından Çeşitleri

îfrad Haccı: Hacı adayı mîkatta sadece hac niyetiyle ihrama girer ve Mekke’ye varınca az sonra anlatılacağı şekilde
tavaf, sa‘y, vakfe, şeytan taşlama gibi hacca ait uygulamaları vakti gelince yapar, ondan sonra ihramdan çıkar. îfrad
haccı yapanın kurban kesmesi vacip değildir.
Temettü4 Haccı: Hacı adayı mîkatta sadece umre niyetiyle ihrama girer. Mekke’ye varınca umre ibadetinde
istenen şekilde tavaf ve sa‘y yaptıktan sonra ihramdan çıkar. Arefe gününden önceki güne terviye denir. Yapılan
haccın temettü’ sayılması için hacı adayının umre ihramına şevval ayının başından itibaren hacca kadar devam eden
süre içinde girmesi ve umreden sonra memleketine dönmemesi gerekir. Hac mevsimi de şevval ayı ile başlar. Bu
haccı yapanın kurban kesmesi vaciptir.

Kırân Haccı: Temettu’dan farklı olarak bunda iki ibadet, aynı ihramla yapılır. Hacı adayı mîkatta hem hac hem
umre niyetiyle ihrama girer. Mekke’ye varınca önce umre yapar ve ihramdan çıkmadan vakti gelince hac vazifesini
de aynı ihram ile tamamlar. Arada ihramsız bir hayat yoktur. Kırân haccı yapanın da kurban kesmesi vaciptir.
Hanefî mezhebine göre en faziletlisi kırân sonra temettü’ sonra ifraddır.
Şâfiî mezhebine göre sıralama ifrâd, temettü*, kırân şeklindedir.

Hac İbadetinin Uygulanışı

İfrad Haccı: Mekke’ye varınca mümkünse gusül ab desti, o mümkün olmazsa mutlaka abdest alarak Kâbe’yi tavaf
(kudüm tavafı) eder. Safâ ile Merve arasında sa‘y yapar. Bayramdan iki gün önce (terviye günü) bütün hacı adayları
kafileler halinde Arafat’a intikal eder. Arefe gününü Arafat’ta geçirir, vakfe yapar. O gün güneş battıktan sonra
Müzdelife’ye hareket eder. Geceyi orada geçirir ve sabahleyin (bayram sabahı) oradan Mina’ya hareket eder. Akabe
Cemresi’ne yedi adet taş atar (şeytan taşlama).

Tıraş olarak ihramdan çıkar. Cinsel ilişki dışındaki ihram yasaklarıkalkar. İhram yasakları kısmen kalktığı için buna birinci tahallül denir. Mekke’ye gidip Kâbe’yi tavaf (ziyaret tavafı) eder. Bundan sonra ihram yasakları tamamen kalkmış olur. Buna da ikinci tahallül denir. Bayramın ikinci ve üçüncü günleri tekrar Mina’ya gidip üç cemreye yedişer taş atar. Dönüş vaktine kadar Mekke’de kalır, ayrılacağı zaman tekrar Kâbe’yi tavaf eder (veda tavafı). Temettü4 Haccı: Hacı adayı mîkatta veya oraya varmadan umre niyetiyle ihrama girer. Mekke’ye varınca Kâbe’yi tavaf eder. Safâ ile Merve arasında sa‘y yapar.

Bundan sonra tıraş olarak ihramdan çıkar. Bayramdan iki gün önce (terviye günü) veya daha önce hac için ihrama girer. O gün kafileler Arafat’a intikal eder. Arefe gününü Arafat’ta geçirir, vakfe yapar. Bundan sonraki kısım, ifrad Haccında olduğu gibi devam eder. Ondan farklı olarak bunlar daha önce hac için sa‘y yapmamışlarsa ziyaret tavafından sonra sa*y yaparlar. Temettü* haccı yapan, tıraş olmadan veya tıraştan sonra bayramın üçüncü günü akşamına kadar geçen süre içinde bir kurban keser.

Kırân Haccı: Hacı adayı, mîkatta veya oraya varmadan hac ve umre için ikisine birden niyet ederek ihrama girer.
Mekke’ye varınca önce umre yapar. Bu maksatla Kâbe’yi tavaf eder. Safâ ile Merve arasında sa*y yapar. İhramdan
çıkmaz ve aynı ihramla hac ibadetine başlar. İfrad Haccında anlatıldığı şekilde hac için tekrar tavaf (kudüm tavafı) ve
arkasından sa‘y yapar. Temettü* Haccında olduğu gibi tıraş olmadan veya tıraştan sonra bir kurban keser.

Haccın Şartları

Birincisi Haccın bir yükümlülük olarak farz olması için gereken şartlar. Şartlara ulaşmış insan Hac yapmadan ölürse
başka birisinin onun adına hac yapması için vasiyette bulunması gerekir.

İkinci gruptaki şartlar ise Haccın edâ edilmesinin farz olması için gereken şartlardır. Şartların oluşması ihtimal
dâhilinde değilse (yaşlılık, iyileşme ümidi olmayan hastalık gibi) sağlığında vekil olarak başkasını gönderir.
Üçüncü gruptaki şartlar ise yapılan Haccın makbul, geçerli bir hac sayılması için gerekli olan şartlardır. Bunlardan biri eksik olduğı takdirde yapılan hac geçersizdir.

Haccın Farz Olmasının (Yükümlülüğün Doğmasının) Şartları

1.1 Müslüman olmak.
2. Akıllı olmak.
3. Bâliğ (ergin) olmak.
4. Yeterli maddi imkâna sahip olmak: Maddi imkândan maksat, temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra hac için
gerekli yol ve ikamet masrafları ile dönünceye kadar bakmakla yükümlü olduğu kişilerin nafakasını
sağlayacak mal varlığına sahip olmaktır.
5. Sağlıklı olmak: Bir görüşe göre hacca gidemeyecek kadar hasta veya yaşlılara, felçlilere, ayakları
bulunmayanlara hac farz olmaz. Diğer görüşe göre ise öteki şartlar bulunduğu takdirde bu gibi sağlık problemi olanlara da hac farz olur.
6. Vakit: Hac, senenin belli günlerinde edâ edilen bir ibadettir.
Haccın Edâsınm Farz Olmasının Şartları

Genel şartlar

1. Yol Güvenliğinin Olması: Hacca gidilecek yol güvenli değilse haccın bizzat edâsı gerekmez, bundan dolayı
hac- cedemeyen kişi, hacca gitmeden öldüğü takdirde yerine hac yaptırılması için vasiyet eder.
2. Yolculuğa Engel Geçici Bir Durumun Bulunmaması: Hacca gitmeleri hapis vb. sebeplerle fizikî bir şekilde
engellenenlerin de bizzat haccetmeleri farz değildir.

Kadınlara özel şartlar

l.Uzun Mesafeli Yolculuklarda Kadının Yanında Eşinin veya Bir Mahreminin Bulunması: Bir kadın, -diğer
şartları taşıyor olsa bile- beraberinde ona refakat edecek bir yakını yoksa bizzat hacca gitmekle yükümlü
değildir.
3. Kadının İddet Bekleme Durumunda Olmaması: İddet süresine bağlı olarak bulundukları yerde hacı adayları
yola çıkacakları sırada iddet bekleyen kadınların haccı bizzat edâ etmeleri farz olmaz.
Haccın Sahih (Geçerli) Olmasının Şartları
1. Müslüman Olmak.
2. Akıllı Olmak.
3. Ergin Olmak.
4. İhram.
5. Vakit: Haccın rükünlerinden olan Arafat vakfesinin vakti arefe günü zeval ile başlar ve bayram sabahı imsâke
kadar sürer.
6. Mekân: Haccın geçerli olması için ilgili fiillerin belirlenen mekânlarda yapılması şarttır.

Haccın Farzları, Vacipleri, Sünnetleri ve Âdabı Haccın Farzları

1. İhram (şart).
2. Arafat Vakfesi (rükün).
3. Ziyaret Tavafı (rükün). Bu tavafa ifâda tavafı da denir.
Haccın Vacipleri
1. Sa‘y. Safâ ile Merve arasında yürümek.
2. Müzdelife vakfesi.
3. Cemrelere taş atmak (şeytan taşlama).
4. İhramdan çıkmadan önce saçların kazınması veya kısaltılması (tıraş).
5. Veda tavafı.

Haccın Sünnetleri

1. Kudüm (varış) tavafı: Hac niyetiyle ihrama giren kişi Mekke’ye varınca Mescid-i Haram’a gider ve Kâbe’yi
tavaf etmesi sünnettir.
2. Hacıların zaman zaman bilgilendirilmesi (Üç hutbe): Hacıları bilgilendirmek maksadıyla yapılan
konuşmalardan (hutbe) üç tanesi sünnettir. Bunların birincisi Mekke’de zilhiccenin yedinci günü, İkincisi
Arefe günü Arafat’ta öğle ve ikindi namazları birleştirilerek (cem) kılınmadan önce, üçüncüsü bayramın
ikinci günü Mina’da yapılan konuşmadır.
3. Terviye günü Mina’ya gitmek ve geceyi orada geçirmek: Zilhiccenin sekizinci günü (terviye) Mina’ya gidip o
günün öğle namazından arefe günü sabah namazına kadar geçen beş vakit namazı orada kılmak ve geceyi
orada geçirmek sünnettir.
4. Bayram gecesini Müzdelife’de geçirmek.
5. Bayram günlerinde geceyi Mina’da geçirmek.
6. Mina’dan dönerken Muhassab veya Ebtâh denen yerde bir süre dinlenmek.
Haccın Âdâbı: Hacca gitmek isteyen kimse önce borcu varsa onu ödemeli, haksızlık yaptığı kişilerle helalleşmeli,
günahlarından tövbe etmeli ve samimi bir kalp ile hacca niyetlenmelidir. Helal mal ile hacca gitmeli, gösterişten uzak
olmalıdır.

Haccın Aşamaları (Menâsik) Hakkında Açıklamalar

İhram: İhrama giren kişiye normal hayatta helal olan bazı davranışlar ihramdan çıkana kadar yasaklamış hale
gelir. İhrama girecek kişi başlayacak yasakları da dikkate alarak, ihramdan önce genel vücut bakımım yapar;
tırnaklarını keser, tıraş olur, yıkanır, yıkanma imkânı yoksa abdest alır, iki parçadan oluşan ihram elbisesine bürünür.

Kadınlar için özel bir kıyafet yoktur. Onlar için kıyafetle ilgili tek şart yüzlerinin örtülmemesidir. Tel- biye getirir ve
o andan itibaren ihramlı sayılır.

İhrama Girilecek Yer (Mîkat): Mekke, yakın çevresi ile birlikte harem yani kutsal, saygın bölge kabul edilmiştir.
Harem dâhilinde oturanlar hac için bulundukları yerde, umre için ise harem sınırlarının dışında ihrama girerler.
Harem ile mîkâtlar arasında kalan bölge hil bölgesidir. Bu bölgede oturanlara hillî denir. Hillîler hac veya umre
yapmak istediklerinde harem sınırlarına varmadan ihrama girerler. Harem ve onu çevreleyen hillin dışında kalan
bütün dünya hakkında âfâk terimi kullanılır. Bu geniş coğrafyada oturana da âfâkî denir. Âfâkîler gerek hac veya
umre için gerekse başka bir maksatla doğrudan Harem dâhiline gitmek istedikleri takdirde Hill’in dış sınırını teşkil
eden ve mîkat denilen yerleri ihramsız geçemezler.

İhram Yasakları: İhrama giren erkekler elbise yerine büyükçe iki havlu şeklindeki izâr ve ridâ ile vücutlarını
örterler. Kadınlar için ihram ile getirilen giyim yasağı yüzün örtülmemesidir.
Tıraş olmak, başkasını tıraş etmek veya vücudun herhangi bir yerinden kıl almak, tırnak kesmek, ihram elbisesine
veya vücudunun herhangi bir yerine güzel koku, parfüm sürmek, hatta temizlikte kokulu sabun kullanmak, her türlü
makyaj yapmak kadın erkek herkese yasaktır. İhramlının eşi ile bile cinsel ilişkide bulunması, şehvetle ona
dokunması, müstehcen konuşmalar yapması yasaktır. îhramlı kara avı yapamaz ve avcıya yardım da edemez. Deniz
avı serbesttir.
İhramdan Çıkmak: Umre yapanlar sa‘y yaptıktan sonra, ifrad haccı yapanlar bayramın ilk günü Akabe cemresine
taş attıktan sonra tıraş olarak ihramdan çıkarlar.
Tavaf: Tavaf, Kâbe’nin etrafında usûlüne göre yedi defa dönmek suretiyle yapılan bir ibadettir. Dönüşlerden her
birine şavt denir ve bir tavaf, yedi şavtan meydana gelir. Hacer-i esved’in bizzat yanma giderek, istikbâl ettikten sonra ellerini secdede olduğu şekilde üzerine koyup onu öper ve tavafa öyle başlar. Hacer-i esvedi bu şekilde öpmeye
istilâm denir. Tavaf, abdestli ve avret mahalli kapalı olarak yapılır. Tavafa başlayınca ara verilmeden tamamlanması
sünnettir.Hac niyeti ile ihrama giren âfâkîlerin Mekke’ye geldiklerinde yaptıkları ilk tavafa, kudüm tavafı denir.
Haccın rüknü olan tavaf, ifâda tavafı veya farz tavaf da denen ziyaret tavafıdır. Haccın edâsmdan sonra memleketine
dönmek isteyen hacmin yaptığı tavaf, veda tavafıdır ve buna tavafu’s-sader de denir. Umre yapmak için ihrama giren
kişinin yaptığı tavafa umre tavafı, adak sebebiyle yapılan tavafa adak (nezir) tavafı , Mescid-i Haram’a girince yapılan
ilk tavafa tahiyyetü’l- mescid (selamlama) tavafı, bunların dışında zaman zaman Allah rızası için yapılan tavaflara da
nafile tavaf veya tatavvu tavafı denir.

Sa‘y: Safâ ile Merve arasında gidip gelmeye sa‘y denir. Haccın ve umrenin vaciplerindendir . Safa ile Merve
arasındaki yürüyüş veya koşuş şekline hervele denir.
Arafat Vakfesi: Vakfe, Arapça bir kelime olup “durmak”, “ayakta durmak” gibi manalara gelir. Arafat vakfesi,
Haccın rüknüdür ve bu rüknün yerine gelmesi için en azından arefe günü zevâlden sonra bayram sabahı imsâk
vaktine kadar geçen sürede bir an orada bulunmak yeterlidir.

Müzdelife Vakfesi: Müzdelife, Arafat ile Mina arasında bulunan genişçe bir alandır. Arefe günü güneş battıktan
sonra hacılar akşam namazını kılmadan Arafat’tan Müzdelife’ye hareket ederler. Akşam ve yatsı namazları
Müzdelife’de cem ile yani birleştirilerek yatsı namazının vaktinde kılınır.
Cemrelere Taş Atma (Şeytan Taşlama): Mina, Müzdelife ile Mekke arasında yer alan ve kurban kesme yerlerinin
bulunduğu bölgedir. Şeytan taşlama olarak bilinen işlemin yapıldığı cemreler Mina’nm Mekke tarafında yer alır.
Burada küçük cemre (birinci cemre), orta cemre ve Akabe cemresi (büyük cemre) adında üç tane cemre (taş atma
yeri) bulunur.

Kurban: Fıkıh dilinde hac ve umre ibadeti esnasında kesilen kurbanlara hedy denir. Hedy, Harem için hediye
edilen kurban anlamında kullanılır.

İhram Yasaklarının İhlali ve Cezalar

Hac ve umrede ihram veya Harem sebebiyle uzak durulması gereken bir fiilin işlenmesine cinâyet denir.

1. Haccın veya umrenin bozulması: Cinsel ilişki
yasağının hacda Arafat vakfesinden önce, umrede tavaftan önce ihlal edilmesi hac veya umrenin
bozulmasına sebep olur. Bu durumda hac veya umre fiillerine -sanki bozulmamış gibi- devam edilmesi
gerekir. Bozulan hac veya umre daha sonra kazâ edilir. Ayrıca ceza olarak bir küçükbaş hayvan (koyun veya
keçi) kurban edilir.

2. Bedene: Büyük baş hayvan yani deve ve sığır anlamında kullanılır. Hac için ihramda olan şahıs, cinsel ilişki
yasağını Arafat vakfesinden sonra tıraş olarak ihramdan çıkmadan önce ihlal ederse haccı bozulmaz fakat
bunun cezası olarak bir bedene kurban etmesi gerekir.

3. Dem: Küçükbaş hayvan yani koyun ve keçi anlamında kullanılır. Tıraş olup ihramdan çıktıktan sonra fakat
ziyaret tavafını yapmadan önce cinsel ilişkide bulunan kişi keffâret olarak bir küçük baş hayvan kurban eder.

4. Sadaka: Bir miktardan söz edilmediği zaman fakire bir fitre kadar ödeme sorumluluğunu ifade der.
Giymemesi gereken elbiseyi bir gün veya geceden daha az süre ile giyen ya da bu kadar süre başını veya
yüzünü örten erkekler ile yine bu kadar süre yüzünü örten kadınların ceza olarak sadaka vermesi gerekir.

5. Oruç: Bazı cinayetlere karşılık olarak doğan bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu doğuran sebeplerden ikisi
dem ve sadaka meselesinde alternatif olarak açıklandı

6. Tazmin: Av yasağı ihlallerinde avlanan hayvanın değeri tespit edilerek fakirlere ödeme yapılır.

Haccı Tamamlayamamak

Daha önce geçtiği gibi hac için ihrama giren kimse Arafat vakfesinden önce cinsî ilişki yasağına uymazsa haccı
bozulur. Bu durumdaki kişi, bozulmuş olmasına rağmen hacca devam etmek zorundadır. O seneki Haccın kalan
aşamalarını yerine getirir, ceza olarak bir küçükbaş hayvan kurban eder ve daha sonraki senelerde bu Haccını kazâ
eder.

İhsâr: Arapça bir kelime olan ihsâr; tutmak/tutulmak, hapsetmek/hapsedilmek, engellemek/engellenmek,
kuşatmak/kuşatılmak gibi manalara gelir. İhsâr durumundaki kişiye de “muhsar” (engellenen) denir. İhrama
girdikten sonra herhangi bir sebeple yoluna devam edemeyen veya yoluna devamı fiilen ya da dinen (mesela iddet,
yolda mahremin ölmesi gibi) engellenen kimseler muhsar durumundadır.

Fevât: Fevât, bir şeyin vaktinin geçmesi demektir. Hac için ihrama giren bir kişi arefe günü Arafat vakfesine
yetişemezse o seneki haccın vaktini geçirmiş olur. Haccın vaktini geçiren ihramlı, umre menâsikini yerine getirir ve
ihramdan çıkar. Gelecek sene haccını kazâ eder.

Vekalet Yoluyla Hac : Vekaleten yapılan bu hacca bedel haccı da denir. Farz bir Haccın vekâlet yoluyla
yapılabilmesi için bazı şartların bulunması gerekir.

1. Adına hac yapılacak kişi ölmüş veya ömür boyu bizzat hac yapamayacak durumda olmalıdır.

2. Vekil tarafından yapılan hac, adına hac yapılacak kişinin isteği ile yapılmalıdır.

3. Vekil gönderilen kişi, Müslüman, akıllı ve ergin olmalıdır.

4. Hac masrafları, adına hac yapılan kişi tarafından karşılanmalı ve vekil, hac
yolculuğunun gerektirdiği masrafları dışında ayrıca ücret talep etmemelidir.

5. Vasiyet üzerine yapılacak hacda terekenin vasiyete
ayrılan kısmı yeterli ise vekil, vasiyet edenin yaşadığı
şehirden hacca gitmelidir.

6. Hacca gönderen, hangi tür hac yapılmasını istemişse vekil buna uygun hareket etmelidir.
Umre: Sözlükte ziyaret etmek, mamûr bir yere gitmek gibi manalara gelen umre, belli bir takvime bağlı olmaksızın
yılın herhangi bir gününde ihramlı olarak Kâbe’nin tavaf edilmesi ve ardından Safâ ile Merve arasında sa‘y yapılıp
tıraş olunarak ihramdan çıkılması şeklinde edâ edilen bir ibadettir.

Medine ve Hz. Peygamber (sav)’i Ziyaret Hz. Peygamber (sav) son nefesini Mescid-i Nebevî’ye bitişik durumda olan evde vermiş ve oraya defnedilmiştir. İslâm âlimleri, Hz. Peygamber (sav’in kabrini ziyaret etmeyi en faziletli müstehaplardan saymışlardır. Medine’de bulunan Mescid-i Nebevi, yeryüzündeki ayrıcalıklı üç mescidden biridir. Hz. Peygamber (sav) Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksâ olarak sıraladığı bu üç mescidi sırf ziyaret etmek ve içinde namaz kılmak için seyahate çıkılabileceğini bildirmiştir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

DHBT Okulu Instagram Hesabı